Dahilde İşleme Rejimi Tedbirleri ve Kaçakçılık Suçu

Gümrük Hukuku açısından önemli bir yerde bulunan Dahilde işleme rejiminin tanımını ve temsilci aracılığıyla ithalatta karşılaşılan hukuki problemleri bir önceki yazımızda anlatmıştık. Bu yazımızda da dahilde işleme tedbirleri ile bu tedbirlere uyulmaması halinde öngörülen yaptırımlardan bahsedeceğiz.

Dahilde İşleme Rejimi Tedbirlerine Aykırılık Halleri Nelerdir?

Dahilde işleme rejimi tedbirlerine aykırılık halleri aşağıda sıralanmıştır.


  • İthali gerçekleştirilen ürünün ihracatının gerçekleştirilmemesi,

  • İthali gerçekleştirilen ürünün belge/izin süresinin bitiminden itibaren en geç üç ay içerisinde ihracatının gerçekleştirilmemesi,

  • Belge veya izin kapsamında ithali izin verilen ürünün miktarın üzerinde ithalat yapılması,

  • İthal edilen eşyanın tamamı işlenerek ihraç edilmiş olsa dahi döviz kullanım oranının %80’i (İkincil işlem görmüş tarım ürünü taahhüdü içeren belgeler için %100’ü) geçmesi,

  • Belge/izin kapsamında ithal edilen işletme malzemesinin CIF ithal tutarının, gerçekleşen FOB ihraç tutarının %2 (doğal taşlar ile kıymetli maden ve taş ihraç taahhüdü içeren belgelerde %10)’sinden fazla olması,

  • İthal edilen değişmemiş eşyanın CIF ithal tutarının, gerçekleşen FOB ihraç tutarının %1’inden fazla olması,

  • Dahilde işleme izin belgesinin/dahilde işleme izninin iptal veya resen kapatılması hallerinde dahilde işleme rejimi tedbirlerine aykırılık söz konusu olacaktır.

İşbu aykırılık hallerinde ürünün İthali esnasında alınması gerekip de alınmayan vergiler Gümrük Kanunu ile Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde tahsil edilecektir. Ayrıca, ithal edilen ve süresi içerisinde ihracı gerçekleştirilmeyen eşya için Gümrük Kanunun 238. maddesi hükmü çerçevesinde gümrük vergilerinin 2 (iki) katı para cezası uygulanacaktır.

Dahilde İşleme Rejiminde Gümrük Yükümlülüğü Ne Zaman Doğar?

Gümrük Hukukunda gümrük yükümlülüğü Gümrük Kanununun 181. ve devamı maddelerinde düzenlemiştir. Buna göre; gümrük yükümlülüğü ithalat vergilerine tabi eşyanın serbest dolaşıma girişi ile veya ithalat vergilerine tabi eşyanın ithalat vergilerinden kısmi muafiyet suretiyle geçici ithali esnasında doğar. Dahilde işleme rejiminin uygulanmasından doğan yükümlülüklerden birinin yerine getirilmemesi halinde İSE Gümrük Kanunun 184. Maddesi uygulama alanı bulur.

4458 Sayılı Gümrük Kanunu’nun 184. Maddesi;

183. maddede belirtilen haller dışında;

a) İthalat vergilerine tabi eşyanın geçici depolanmasından veya tabi tutulmuş olduğu gümrük rejiminin uygulanmasından doğan yükümlülüklerden birinin yerine getirilmemesi,

b) Eşyanın söz konusu gümrük rejimine tabi tutulmasına veya nihai kullanımı nedeniyle indirimli yahut sıfır ithalat vergi oranı uygulanmasına ilişkin koşullardan birine uyulmaması hallerinde ve bu fiillerin geçici depolamanın veya ilgili gümrük rejiminin yanlış uygulanması sonucunu yarattığının tespit edilmesi durumunda ithalat nedeniyle gümrük yükümlülüğü doğar.”

Hükmüne amirdir. Yani hükümde anılan hallerden birinin gerçekleşmesi halinde gümrük vergilerini ödeme yükümlülüğü doğacaktır. İşbu gümrük yükümlülüğü de esas itibariyle eşyanın dahilde işleme rejimine tabi tutulduğu tarihte başlayacaktır.

Olayı Gümrük Hukuku açısından bir örnekle aydınlatmak gerekirse; makarnalık buğday ithali için dahilde işleme izni/belgesi bulunan firmanın yurt dışından makarnalık buğday yerine ekmeklik buğday ithal etmesi halinde gümrük yükümlülüğü doğacaktır. Böylece; ithal konusu eşya dahilde işleme izni/belgesi kapsamında yer almayacağından, firma ekmeklik buğdayın ithali halinde ödenmesi gereken vergileri ödemekle yükümlü olacaktır. Aynı zamanda ithalatı gerçekleştiren firma aleyhine Gümrük Kanununun 238. Maddesi uyarınca ekmeklik buğdayın gümrüklenmiş değerinin iki katı oranında idari para cezası uygulanacaktır.

4458 Sayılı Gümrük Kanunu’nun 238/1-a. Maddesi;

“241 inci maddenin üçüncü fıkrasının (h), (l) ve (m) bentleri, dördüncü fıkrasının (g) ve (h) bentleri ile beşinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen durumlar hariç;

a) Dahilde işleme rejimi, gümrük kontrolü altında işleme rejimi ile geçici ithalat rejimine ilişkin hükümlerin ihlali hâlinde, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı, idari para cezası verilir.

Hükmüne amirdir.

Dahilde İşleme Rejimi ve Kaçakçılık Suçu

Dahile işleme rejimindeki tedbirlere uyulmaması halinde 5607 Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu da uygulama alanı bulabilmektedir. İlgili Kanunun ¾. Maddesi; “Belli bir amaç için kullanılmak veya işlenmek üzere ülkeye geçici ithalat ve dahilde işleme rejimi çerçevesinde getirilen eşyayı, hile ile yurt dışına çıkarmış gibi işlem yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” Hükmüne amirdir. Kaçakçılık suçunun bu hali; eşyanın sahte belgelerle ihracatının gerçekleştirilmesi şeklindedir.

Uygulamada kaçakçılık suçunun bu maddesinden yargılanan firma yetkilileri aynı zamanda resmi evrakta sahtecilik suçundan da yargılanmaktadırlar. Suçun bu hali; ihracatçı firmanın beyan ettiği eşyadan farklı bir eşya ihraç etmesi şeklinde olabileceği gibi; hiçbir eşya ihraç edilmezken beyanname ve sair evraklarda ihraç ediyormuş gibi göstermesi veya beyannamede belirtilen miktardan daha düşük miktarda ihracat yapılması halinde sübut bulabilir.

Kaçakçılık fiilinin tespit edilmesi; gümrük muayene memurlarınca ihracat esnasında yapılan kontroller sonucu olabileceği gibi, ihracatın yapılması akabinde sistem üzerinden ihracat beyannamesi ile bu beyannameye istinaden açılan evraklardaki mevcut verilen uyuşmaması halinde de olabilir.

Örneğin ihracat beyannamesine istinaden açılan transit refakat belgesinde; ürünün miktarı/tonu/adedi beyannameye nazaran daha az seviyede olduğunun tespiti halinde yine kaçakçılık suçunun işlendiği düşünülebilir. Ancak bu ihtimalde sadece sistemsel verileri baz alarak inceleme yapılması sağlıklı olmayacaktır.

Şöyle ki; sistemdeki transit refakat belgelerindeki verilerin ihracat beyannamesindeki verilerle bire bir örtüşmemesi kaçakçılık suçunun işlendiğini göstermekle yeterli değildir. Zira işbu transit refakat belgelerinde kimi zaman gümrük memurlarınca manuel değişiklikler yapılabilmekte ve bu değişiklikler sisteme kaydedilmemektedir. Ek olarak transit rekat belgesinde verileri girmekle yükümlü kişi ihracatçı firma değil nakliyeci firmadır. Dolayısıyla beyannamedeki veriler ile transit refakat belgesindeki verilerin örtüşmemesi halinde doğrudan kaçakçılık fiilinin işlendiğine dair kanaat getirilmemeli, yapılan manuel değişikliklerin incelenmesi adına arşiv incelemesi yapılmalı ve somut olaya göre kaçakçılık yapıldığı iddia edilen ürünün miktarı ve değeri saptanmalı ve buna göre karar verilmelidir. Zira 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3/9. Maddesi;

İlgili kanun hükümlerine göre teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmak amacıyla ihracat gerçekleşmediği hâlde gerçekleşmiş gibi gösteren ya da gerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsaf veya fiyatını değişik gösteren kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Beyanname ve eki belgelerde gösterilen ile gerçekte ihraç edilen eşya arasında yüzde onu aşmayan bir fark bulunması halinde, sadece 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre işlem yapılır.” şeklindedir.

İlgili kanun maddesinden de anlaşılacağı üzere; gerçekte ihraç edilen ürün ile beyanname ve ekli belgelerde yer alan ürün arasındaki farkın %10’u geçmemesi halinde sadece Gümrük Kanunu’na göre işlem yapılacağı belirtilmiştir. Bu sebeplerle; dahilde işleme rejimi kapsamında kaçakçılık suçunun oluşabilmesi için en az %10’luk bir farkın bulunması gerekecektir.

Saygılarımla,

SKE LEGAL,


Dahilde İşleme Rejimi ve Kaçakçılık


0 216 939 2934

Cevizli Mah. Zuhal Cad. Ritim İstanbul A5 - 36 Maltepe / İstanbul.

© 2020 Copyright SKELegal | All Rights Reserved