Dahilde İşleme Rejimi ve Temsilci Aracılığıyla İthalat

Dahilde İşleme Rejimi Nedir?

Gümrük Hukukunda önemli bir konumda bulunan dahilde işleme rejimi; 4458 Sayılı Gümrük Kanunu ile 2006/12 Sayılı Dahilde İşleme Rejimi Tebliğinde düzenlenen bir gümrük rejimidir.


Buna göre; dahilde işleme rejimi, Ticaret politikası önlemlerine tabi olmaksızın, ihraç edilmesi kaydıyla ihracatı gerçekleştirilecek ürünün üretiminde kullanılması gereken hammadde, yardımcı madde veya ambalaj malzemeleri gibi ürünlerin ithalatında gümrük muafiyeti getirmektedir. Yani ihracatçı firmalar, ihracat taahhüdünde bulunarak ithalatını gerçekleştirdiği ürünlere tahakkuk ettirilen gümrük vergisi, KDV. ÖTV ve sair vergilerden muaf tutulacak, ticaret politikası önlemlerine tabi olmayacak ve birtakım avantajlardan faydalanabileceklerdir.


2 farklı sistemle uygulama alanı bulan dahilde işleme rejiminde; ithali gerçekleştirilecek ürüne tahakkuk ettirilen vergiler teminata bağlanabileceği gibi sonradan iade alınması kaydıyla ithalat esnasında da vergiler ödenebilir. Her iki halde de taahhüt edilen ihracatın yapılmasına müteakip teminat altına alınan yahut ödenen verginin iadesi gerçekleşecektir.


Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik firmaların, dahilde işleme rejiminden yararlanmak için ilgili tebliğ hükümleri çerçevesinde dahilde işleme izin belgesi/dahilde işleme izni almaları gerekmektedir. Dahilde işleme izin belgesi almak için elektronik ortamda Ekonomi Bakanlığına, dahilde işleme izni almak için ise ilgili gümrük idaresine elektronik ortamda müracaat edilmesi gerekmektedir.


Dahilde İşleme Rejimi Tedbirleri Nelerdir?


Gümrük Hukukunda dahilde işleme tedbirleri “Şartlı Muafiyet Sistemi” veGeri Ödeme Sistemi” olmak üzere iki sistemden oluşur.


Şartlı Muafiyet Sistemi: İşlenerek ihracı taahhüt edilen ve ithali gerçekleştirilen hammaddenin firmalarca ithalat esnasında vergisi teminata bağlanmak suretiyle bedelli ve/veya bedelsiz ithal edilmesi ve ihracat taahhüdünün gerçekleşmesini müteakip, alınan teminatın iade edildiği sistemine denir.


Geri Ödeme Sistemi: İthal edilen hammaddenin işlem görerek ihraç edilmesi halinde, ithalat esnasında alınan verginin (işletme malzemesine ilişkin katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi hariç) geri ödenmesi sistemine denir.


Yani şartlı muafiyet sisteminde ithalat sırasında doğan vergiler teminata bağlanırken; geri ödeme sisteminde ithalat esnasında vergi alınmaktadır. Her iki sistemde de ihracatın gerçekleşmesine müteakip teminat altına alınan yahut ödenen verginin iadesi gerçekleşecektir.


Temsil Aracılığıyla İthalat Mümkün müdür?


Dahilde İşleme Rejimi Tebliğinin 23. Maddesi temsilci aracılığıyla ithalatın yapılmasını mümkün kılmaktadır. İlgili hüküm; "Dahilde İşleme İzin Belgesi Kapsamındaki eşyanın ithalatı bizzat belge sahibi firma tarafından yapılabileceği gibi Borçlar Kanununun doğrudan ya da dolaylı temsil hükümlerine göre tayin edilmiş olmak kaydıyla, temsilci aracılığı ile de yapılabilir. Bu tür ithalatta gümrük idarelerince, belge süresi içerisinde belirtilen miktar ve değeri geçmemek kaydıyla ithalata izin verilir ve belge sahibinin unvanı ile Dahilde İşleme İzin Belgesi sayısı gümrük beyannamelerine kaydedilir." Şeklindedir.


Temsilci aracılığıyla ithalatlarda; ihracatçı firma ile temsilci firma arasında bir temsilcilik sözleşmesi akdedilmekte ve işbu temsilcilik sözleşmesi gereğince temsilci, temsil olunana karşı bir vekil gibi sorumlu tutulmaktadır.


Temsilci Aracılığıyla İthalatta Dahilde İşleme Tedbirlerine Aykırılık Halinde Sorumluluk Kimin Üzerinde Doğacaktır?


Gümrük Hukuku açısından değinilmesi gereken konularda biri de temsilci aracılığıyla ithalat esnasında dahilde işleme rejimi tedbirlerine uyulmaması halinde sorumluluğun kimin üzerinde doğacağıdır.


Kural olarak temsilcinin temsil olunan firma adına gerçekleştirdiği işlemler temsil olunanı bağlamaktadır. Zira Borçlar Kanununun 40. Maddesi;


“Yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar.” Şeklindedir. Bu Kanun maddesinden temsil olunanın sorumlu olacağı düşünülebilir. Örneğin; ithalat beyannamesinde beyan edilen üründen farklı bir ürünün ithalinin yapılması halinde; tahakkuk ettirilecek vergi ve idari para cezasından ihracatçı firmanın sorumlu olduğu düşünülebilir.


Ancak ihracatçı firmanın ithalatın hiçbir aşamasında bulunmamasını göz önüne aldığımızda yani bütün işlemlerin temsilci tarafından yerine getirilmesi durumunda ihracatçı firmanın (temsil olunanın) kusurundan bahsedilemeyecektir. Zira yurt dışında bulunan ihracatı gerçekleştirecek firma ile görüşen ve ithali gerçekleştirilecek ürünü belirleyen kişi temsilci olacağından sorumluluğun temsilci üzerinde doğması gerektiği kanaatindeyiz. Şöyle ki; temsil olunan (ihracatçı firma) ile temsilci arasında akdedilen temsilcilik sözleşmesinde; hangi dahilde işleme belgelerinin kullanılacağı kararlaştırılmaktadır. Nitekim ilgili belge/izinlerden de hangi ürünlerin ithalinin mümkün olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle iken; temsilci firmanın yetki sınırlarını aşarak farklı bir ürünün ithalini gerçekleştirmesi halinde ihracatçı firmanın sorumlu tutulmaması gerekmektedir. Zira bu durumda temsilcinin işlemlerini “yetkisiz temsil” hükümleri çerçevesinde değerlendirmek gerekecektir. Borçlar Kanununun 46. Maddesi; “Bir kimse yetkisi olmadığı halde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa, bu işlem ancak onadığı takdirde temsil olunanı bağlar.” Hükmüne amirdir. İşbu kanun maddesinden yola çıkarak temsilcinin yetkisi olmamasına rağmen belge/izinde belirtilen üründen farklı bir ürünün ithalini gerçekleştirmesi halinde işlem, yetkisiz temsil hükümleri çerçevesinde değerlendirilmeli ve sorumluluğun temsilci üzerinde doğması gerekir. İhracatçı firmanın ilgili ithalatta kusursuz olması halinde tahakkuk ettirilecek vergi ve para cezalarından sorumlu tutulmaması gerekir.


Saygılarımızla,

SKE LEGAL


Dahilde İşleme Rejimi


0 216 939 2934

Cevizli Mah. Zuhal Cad. Ritim İstanbul A5 - 36 Maltepe / İstanbul.

© 2020 Copyright SKELegal | All Rights Reserved